Pzt - Cumartesi 9.00 - 18.00

0 (212) 247 27 69

Teşvikiye Mahallesi Poyracık Sokak No:47 Bakırcı Apartmanı Kat:4 Daire:11

Top

Bıkkınlık veren Reflü şikayeti ve Tedavisi için Öneriler

Eğer kronik bir Gastroözofageal reflü (yani mide ekşimesi veya reflü) şikayetçiyseniz şimdi okuyacaklarınız sizi çok şaşırtacak. Bu gibi sindirim sistemi rahatsızlıklarında genelde ilaç ve beslenme tedavisi önerilse de bilim artık doğru şekilde uygulanan fiziksel aktivite ile de bu gibi rahatsızlıkların azaltılabileceğini kanıtladı. Egzersiz ile ne alakası olabilir dediğiniğinizi duyar gibiyim; reflü rahatsızlığına sebep olan en önemli şey helicobakter pilori’dir. Bu bakteri midedeki asiditeyi arttırarak siz, reflü hastası yapabilmektedir. Tabiki sizin bağışıklık sisteminiz ile de yakından ilgili bir durumdur. Düzenli egzersiz yaparak bağışıklık sisteminizi geliştirirken bu gibi zararlı bakterilerin üremesini minumum düzeye tutmuş olursunuz. Bu yüzden size uygun bir düzenli aktivite ile ilk adımı atmam mümkün. Yapılan egzersiz mümkün olduğunca hafif ama aynı zamanda sürekli olmalı. Kilo vermek istiyorsanız, koşmak veya ip atlama gibi aktiviteler reflünüzü arttıracaktır, sadece yürüyüş...

Sağlıklı bir kış için 6 koruyucu besin!

MANTAR: Mantarın hem selenyum kaynağı olması hem de riboflavin ve niasin gibi B vitaminlerini içermesi bağışıklık sistemi için önemli rol oynar. Ayrıca antiviral ve antibakteriyal etkisi vardır. BADEM: Kalori bakımından miktarına dikkat ederek tüketeceğiniz günde 1 avuç içi kadar badem günlük almanız gereken E vitaminine önemli katkı sağlar. Aynı zamanda kapalı kış günlerinde depresif hissetmemek için sinir sistemi için gerekli olan B vitaminlerini içerir. GREYFURT: Bağışıklı sistemi için gerekli olan C vitamininin iyi bir kaynağıdır. Hücreleri zararlı etkenlerden koruyan Flavanoidler bakımından zengindir bu yüzdende güçlü bir antioksidandır.Greyfurtla birlikte mandalina ve portakalı da ihmal etmeyiniz. BUĞDAY RUŞEYMİ: Buğday tanesinin en üst kısmında bulunan embriyo olarak adlandırılan kısımdır . E vitamini demir folik asit ve çinko gibi vitamin ve mineralleri içerir. E vitamini ve selenyum antioksidan özellikleri ile koruyucu etkiye...

Laktoz İntoleransı ve Anne Sütüyle Beslenen Bebekler

Laktoz intoleransı toplumumuzda çok az anlaşılmıştır.Konuyla ilgili birçok hurafe ve yanlış anlaşılma bulunmaktadır,özellikle de konu bebekler olduğunda.Duymuş olabileceklerinize zıt olarak: Eğer anne süt ürünleri tüketmeyi bırakırsa, anne sütünde daha az laktoz olmayacaktır. Yetişkin aile bireylerindeki laktoz intoleransı arasında bir ilişki yoktur. Buna annelerdeki ve bebeklerdeki de dâhildir. Bunlar farklı türlerde laktoz intoleranslarıdır. Laktoz intoleransı belirtileri gösteren bir bebek sütten kesilerek soya bazlı ya da özel laktozsuz bebek mamalarıyla beslenmemelidir. Laktoz intoleransı, inek sütü proteinine hassasiyet ya da alerjiden çok farklıdır. Laktoz, tüm memelilerin sütünde bulunan şekerdir. Göğüste üretilir. Anne sütündeki laktoz oranı annenin laktoz tüketiminden bağımsızdır ve nadiren çeşitlilik gösterir. Bebeğin ilk beslenmeye başladığında aldığı süt, sütten kesileceği zaman anne sütünde bulunan laktoz oranıyla neredeyse aynı oranda laktoz içerir. Bunun yanında, son zamanlarda aldığı süt daha fazla yağ içerir. Laktoz, laktozun...

Sporcu Beslenmesi Hakkında Herşey

Aktif ve Atletik Bireylerin Beslenmesi - Kısaca sporcu beslenmesi nedir? Sporcu beslenmesi, kişi sporcu olsun veya olmasın, atletik performansa yönelik beslenme ve spor bilimlerinin bir sentez içerisinde hem araştırmaların hem de uygulamaların yapıldığı beslenme bilimi dalıdır. Sporcu beslenmesinin amacı önce sporcu sağlığını korumak sonra da performansını geliştirebilmektir. - Sporcunu beslenmesinin yararları nelerdir? Spora yönelik doğru planlanan bir beslenme programı ile spor yapan kişinin antrenman performansı ve sonrasında toparlanma süresi en aza indirger. Bu da genel performansında artışa yol açar. Ayrıca hastalıklardan korunmasını ve zorlu fiziksel performans gerektiren sporlarda vücudunu daha sağlıklı kalmasını sağlar. Beslenme döneme göre streteji değişikliği yapılıp ister kilo alınır, isterse kilo verilebilmekte, sezona göre az antreman veya daha çok anternman yapılabilir. Beslenme programı sporcunun özel durumlarına göre esneklik gösterebilmektedir. - Sporcu beslenmesi nasıl olmalı? Program yapılan spora göre değişiklik...

Neden Çikolata Krizleri Yaşarız?

Bazılarımız kelimenin tam anlamıyla “çikolata krizleri” yaşayabiliyoruz! Böyle anlar yaşadığını iddia eden kişiler, çikolata bulamayınca daha keyifsiz, mutsuz ve hatta sinirli olduklarını iddia ediyorlar! Peki bu durumun aslı astarı var mıdır? Gerçekten çikolata krizleri yaşanılabilir mi? Söz konusu durumun bilimsel bir açıklaması olabilir mi? Evet! Çikolatanın içerisinde bir değil birden çok farklı madde, beynimizde salgılanan nörotransmitterlerin (sinirsel haberci moleküller) miktarını ve türünü değiştirerek, bizim “çikolata krizi” şeklinde adlandırdığımız duruma sebep oluyor! Daha basit bir bakış açısıyla çikolata bağımlılığı; sigara bağımlılığı ve kokain bağımlılığının beyinde tetiklediği mekanizmayla aynı şekilde işliyor! Çikolatanın etkisini anlamak için farklı bir açıdan ele alalım. Ne kadar fazla salya üretimimiz olursa yediklerimizden o kadar fazla tad ve zevkalacağız. Ağzınızdan kolay kayıp giden yumuşak veya kolay eriyen gıdalar tat alma duyularımızı kaplar. Örneğin tereyağı, salata...

Her Sene Kaç Kişi Diyet Yapıyordur

Kimler “diyette” görelim.. Ya da kaçımız doğru ve sağlıklı yapıyoruz ?   Zayıflamak adına uygulanan yöntemler sağlık açısından çok önemlidir. Maalesef yanlış metodlar uygulanarak yapılan diyetin faydadan çok zararı olabiliyor. Hatta bu o kadar önemlidir ki bazen yanlış bir diyet (beslenme düzeni) sizi ömür boyu istemediğiniz bir (katı) diyete uymak zorunda bırakabilir. Ayrıca kişiye özel hazırlanmayan bir beslenme menüsünün stres artışı, halsizlik, enerji düşüklüğü ve bazen de bağışıklık sisteminin zayıflaması gibi birçok farklı olumsuz etkisi olabilmektedir. Toplumda diyet algısı Diyet yapmak artık o kadar yaygınlaştı ki düzenli bir şekilde tekrar tekrar hobi niyetine tekrar tekrar başlayıp bırakanların artık herkesin çevresinde olduğuna eminim. Yanlış anlaşılmasın 3-5 kg alıp vermek için tekrar bir uzmandan destek alanların sağlıksız birşey yaptıklarını düşünmüyorum, fakat belli aralıklar ile 20-30 kg verip tekrar alma döngüsüne girenler...

Kan şekeriniz ilişkinizi nasıl mahvedebilir?

Çoğunuzun ilişkilerlerle kan şekerinin ne alakası var dediğini duyar gibiyim. Ben ise bu cümleye hiç yabancı değilim. Özellikle lisans tezini evlilik ve kilo alımı ilişkisi üzerine yapmış biri olarak kan şekerinin ilişkinizi direkt olmasa da kan şekeri hormon seviyelerini, stres düzeyini ve sinirlilik halini hızlıca etkileyebildiğini söyleyebilirim! Hepimiz öğlen yemeklerini yiyemeyip etrafta fırtına estiren agresif insanlar tanıyoruzdur.Hiçbir uyarıya gerek olmaksızın karınları aç olan bu insanlara bulaşmamamız gerektiğini içgüdüsel olarak biliriz. Guruldayan bir karnın anlamı kan şekerindeki düşüş demektir ve çoğumuz bunun sorun demek olduğunu acı verici şekilde tecrübe etmişizdir.Ama kan şekerinin getirdiği sinirlilik hali düşündüğümüzden çok daha fazla ilişkilerdeki sorunlarla bağlantılı olabilir mi? Araştırmalar ne diyor.. 2014 yılında yapılan bir araştırmada, farklı bir araştırma metodu ile bu sorunun üzerine gidildi. Araştırmacılar kan glikozu (diğer adıyla kan şekeri) ve...

Kilolarla Savaşmaktan Yoruldunuz Mu ?

Sakın stres olmayın. Bu yazının amacı sizleri strese sokmak değil. Tam tersine, bazı konulardaki algılarınızı geliştirip sizin özgüveninizi arttırmak ve bedeninize ilişkin olarak daha yüksek bir düzeyde farkındalık yaratmaktır. Hepimiz “Beden Kitle İndeksi” (BKİ) Mağdurlarıyız Dikkat edilmesi gereken bir konu var: Biz beslenme uzmanlarının sıkça ağzımızdan düşürmediği ve hala obezite teşhisinde tek resmi ölçümleme metodu olarak kabul edilen Beden Kitle İndeksi (BKİ), aslında güncelliğini epeyce yitirmiştir. Eğer BKİ’yi “ciddiye” alırsak, Brad Pitt ve George Clooney’i bile kilolu sınıfına koymamız gerekir. “Bu haksızlık” dediğinizi duyar gibiyim. BKİ’ye güvenmeli miyiz? Bu, çok ciddi bir tartışma konusu. 1830’larda Belçikalı L. Adolphe Quetelet tarafından “icat edilen” BKİ (Quetelet Index), şimdilerde de hala yaygın bir şekilde kullanılıyor. Çoğunuzun bildiği gibi, normal kilo aralığındaki bir kişinin 18.5-24,9 BKİ aralığında olması gerekmektedir. Bu ölçüm, her ne...

Rejim ve Cinsiyete Göre Bakış Açısı

Zayıflamak için rejim yapanlarda cinsiyet farkı kalkıyor Bazıları diyet yapmayı “erkeklik”ten uzak, kadınsı bir davranış bulabilmekteydi. Bundan 15-20 sene önce yapılan sosyolojik araştırmalarda erkeklere sorulduğunda; diyet yapmayı “erkeğe yakışmayan bir davranış” olarak görenlerin kilo kaybı için egzersize yöneldikleri bulunmuştur (Germov ve Williams 1996). Bugün hala kadınlar için  “Nişantaşı’na diyetisyene gidiyorum” demek bir keyif ve rahatlama duygusu taşırken, erkekler için bu bayağı sıkıntılı bir cümle olabilmekte, “bir spor salonuna gidiyorum” demek daha korunaklı gelebilmektedir. Artık rejimde olan erkekler artıyor! Uzun yıllardır kadınlarca popüler olan diyet yapma veya diyetisyene gitme alışkanlığı, erkekler tarafından yadırganıp “kadınsı” bulunabiliyordu. Ancak, sevinerek ve kendi gözlemlerime dayanarak söyleyebilirim ki bu tutum yavaş yavaş kırılmaktadır. Zamanla, sağlıklı yaşam anlayışlarının yaygınlaşması ve erkeklerde de bedensel sağlık bilincinin gelişmesiyle artık  daha sağlıklı olmak için diyetisyene başvuran erkekler, çevrelerindeki toplum tarafından...

Doğru Uzman ve Yöntem Bulmak için Tavsiyeler

“Sadece güneşli günlerde yürürseniz, hedefinize asla varamazsınız.” – Paulo Coelho Danışanlarıma yaklaşım tarzım tamamen kişiye özel olması! Eee..”Herkes artık bunu dilinden düşürmüyor” diyeceksiniz. ! Gözlemleyebildiğim kadarı ile bunu tam anlamı ile başarabilen uzman sayısı henüz yeterli değil. Nedense çoğu zaman bu söz lafta kalıyor. Ben “gerçekten” kişiye özel menüler planlayabilmek için bazen bir kişiye 90 dk ayırıp yaşam tarzını didik didik etmem gerekiyor. Sonucunda iki tarafında da içine sinen güzel bir sürece başlıyoruz ve başladığımız güzellikte başarı ile sonlandırıyoruz. Kişiye özel kelimesi lafta kalmamlı ! Öğrenci olduğum dönemlerde ülkemide artan spor ve beslenme sevdasını gözlemleyip uzmanlığımı bu özel alanda yapma kararı aldığım gibi kendimi yurtdışında’da buldum. İngiltere’de tamamladığım SPORCU BESLENMESİ yüksek lisansı ve Amerika’dan sınav ile hak kazandığım “onaylı spor ve beslenme uzmanı (CISSN)” olmam danışanlarıma güncel bilimsel gelişmeler ışığında yönlendirmelerde...